Sitemiz Mozilla Firefox ile görüntülendiğinde en iyi sonucu vermektedir.

Env.No
Ayrıntılar
Metal
Birim
Çap
Gram
Darp Yeri
Tarih
Fotoğraf
364
Ayrıntılar için tıklayın
AR
Dirhem
27
2.08
Burdur
TY
Anonim
______ ________ _____ _______ _____ _______ _______ _______ _________________
579
Ayrıntılar için tıklayın
AR
Dirhem
27
1,69
DY
TY
Anonim
______ ________ _____ _______ _____ _______ _______ _______ _________________
580
Ayrıntılar için tıklayın
AR
Dirhem
25
1,91
DY
TY
Anonim
______ ________ _____ _______ _____ _______ _______ _______ _________________
437
Ayrıntılar için tıklayın
AR
Dirhem
26
2.09
Burgulu
699
Feleküddin Dündar
______ ________ _____ _______ _____ _______ _______ _______ _________________
336
Ayrıntılar için tıklayın
AR
Dirhem
23
1.64
Gölhisar
72X
Feleküddin Dündar
______ ________ _____ _______ _____ _______ _______ _______ _________________
458
Ayrıntılar için tıklayın
AR
Dirhem
23
2,30
Antalya
701
Yunus Bey
______ ________ _____ _______ _____ _______ _______ _______ _________________
459
Ayrıntılar için tıklayın
AR
Dirhem
24
2,32
Burdur
TY
Yunus Bey
______ ________ _____ _______ _____ _______ _______ _______ _________________
460
Ayrıntılar için tıklayın
AR
Dirhem
23
2,04
Burgulu
699
Yunus Bey
______ ________ _____ _______ _____ _______ _______ _______ _________________
461
Ayrıntılar için tıklayın
AR
Dirhem
22
2,21
Burgulu
699
Yunus Bey
______ ________ _____ _______ _____ _______ _______ _______ _________________
462
Ayrıntılar için tıklayın
AR
Dirhem
24
2,22
Burgulu
701
Yunus Bey
______ ________ _____ _______ _____ _______ _______ _______ _________________

PDF Yazdır E-posta

Hamidoğlu Dündar Beyin, Antalya’yı fethettikten sonra, idaresini Yunus Beye bırakmasıyla Tekeoğulları Beyliği kurulmuş oldu (1321). Saltanatı çok kısa süren Yunus Bey döneminde, Anadolu’da Moğol valilerinin nüfuzları devam ediyordu. Bu sebeple Yunus Bey, saltanatını onlara bağlı olarak devam ettirdi. Yunus Beyin ölümü üzerine yerine, oğlu Mahmud Bey geçti. Mahmud Bey, kardeşi Sinânüddin Hızır Bey ile Korkuteli emiriydi. Bu dönemde, Anadolu beylikleri arasında, İlhanlılara karşı genel bir hoşnutsuzluk vardı. Bu sebeple, 1324’te, İlhanlıların Anadolu genel valisi Timurtaş, Hamidoğlu Dündar Beyin üzerine yürüyerek onu Antalya’ya kaçırdı. Ancak Timurtaş’ın düşmanlığını üzerine çekmek istemeyen Mahmud Bey, amcasını İlhanlı valisine teslim ederek ölümüne sebep oldu. Daha sonra İlhanlı genel valisi Timurtaş’ın, görevinden alınmasıyla, onunla birlikte Mısır’a kaçan Mahmud Bey, orada hapse atıldı (1327). Bu durum üzerine Korkuteli Emîri Sinânüddin Hızır Bey, kardeşi Mahmud Beyin yerine geçti. Hızır Bey ve ondan sonra tahta çıkan Dadı Bey devri hakkında, kaynaklarda fazla bir bilgiye rastlanmamaktadır. Dadı Beyden sonra tahta çıkan ve Zincirkıran lakabıyla tanınan oğlu Mübârizüddin Mehmed Bey döneminde, Kıbrıs Kralı Pierre de Lusignan I, 114 parçadan oluşan kuvvetli bir filoyla gelerek, Antalya şehrini işgal etti (24 Ağustos 1361). Bundan sonra Karamanoğlu Alâeddin Ali Bey ve Alaiye Beyiyle ittifak eden Mehmed Bey, Kıbrıslılarla amansız bir mücadeleye girişti. Daha sonra Memluk sultanlığından da yardımlar alan Mehmed Bey, 1373’te çok şiddetli geçen bir savaştan sonra kaleyi almaya muvaffak oldu. Mehmed Bey, Antalya’yı zaptetmenin hediyesi olarak Selçuklular'dan Sultan Alâeddin Keykubad’ın yaptırmış olduğu Yivli Minâreli Camiyi, yeniden tamir ve ihya ettirdi. Mübârizüddin Mehmed Beyin ölümünden sonra yerine oğlu Osman Çelebi geçti. Bu beyin zamanında, Osmanlı Sultanı Yıldırım Bayezid Han, 1390’da zaptettiği Antalya’yı, bütün Teke-eliyle beraber, oğlu İsa Çelebi’ye sancak olarak verdi. Ankara Meydan Muhârebesi'nden (1402) sonra, Antalya haricinde beyliğinin bütün topraklarını ele geçiren Osman Bey, Korkuteli’ni merkez olarak seçti. 1423’te Osmanlı tahtındaki saltanat değişikliğinden istifadeyle, Karamanoğlu II. Mehmed Bey ile ittifak ederek Antalya’yı almak istedi. Ancak, bu ittifakı haber alan Osmanlıların Teke-Karahisarı’ndaki subaşısı Firuz Bey oğlu Hamza Bey, Korkuteli’ne âni bir baskın yaparak Osman Beyi öldürdü. Osman Çelebi’nin ölümüyle, Tekeoğulları Beyliği sona erdi ve arazileri, bütünüyle Osmanlılar eline geçti. Sultan İkinci Murad, Hamza Bey’e, Anadolu Beylerbeyliğiyle birlikte Teke-eli Sancağını mükâfat olarak verdi. Tekeoğulları Beyliğinin arazisi küçükse de, Antalya limanı gibi önemli bir ticaret merkezine sahipti. Göller Bölgesinin halı, kilim, astarlık dokuma ve pamuklu gibi eşyaları, buradan ihraç edilmekte ve bundan Tekeoğulları, büyük gelir sağlamaktaydı. Şehâbeddîn el-Ömerî, 1332’de, Hızır Beyin, 8000 atlı askerle 12 şehir ve 25 kaleye sahip bulunduğunu yazmaktadır. Bunun yanı sıra, Tekeoğullarının, mevkileri itibariyle küçük çapta bir donanmaya sahip oldukları tahmin olunmaktaysa da, faaliyetleri hakkında bir bilgi yoktur.